Archive for Nisan, 2012
Oya Komar’la Renk Analizinde Neler Yaptık?
Posted on 30. Nis, 2012 by ALIŞVERİŞ CİNİ.
Renk analizi diye bir şey duymuş muydunuz? Duymadıysanız ben kısaca bir özet geçeyim. Aslında herkes hemen her rengi giyebiliyor, ama ten saç göz rengimize ve renklerin yüzümüze verdiği yansımalara göre renklerin kimi tonları bize iyi gidiyor, kimileri ise gitmiyor. Renk analizi de bu tonların ve renk kombinlerinin belirlendiği eğlenceli seanslar oluyor.
Aslında bu kavram çok da yeni tanıştığımız bir şey değil. Hani hep aramızda “ay şekerim bu renk seni açtı” ya da “bu renk beni çok kapadı yahu” deriz ya, renk analizi dediğimiz de aslında bunun bilinçli olarak yapılanı, o kadar! Bu seanslar sonunda kişiler dörde ayrılıyor ve bu 4 kategori mevsimlerle ifade ediliyor; ilkbahar, yaz, sonbahar, kış.
Kendimi tanımaya yönelik çalışmalara zaten hep bayılırım, bir yandan da renklere bayılırım, o yüzden bu renk analizi denen olay tam benlik bir şeymiş. Daha önce bir tanesine katılmış, çok sevmiş, çok şey öğrenmiştim. Bu kez Markafoni & Misspera işbirliğinde Oya Komar’ın renk analizi seansına da talihli bir Alışveriş Cini okurunu da yanıma alıp gittim. Burçak’la hem pek eğlendik, hem de Oya Hanım’ın tavsiyeleri doğrultusunda güzel bilgiler edindik.
Öncelikle Oya Hanım bizi mis gibi kokan kahveler, leziz atıştırmalıkları ile muhteşem manzaraya sahip huzur dolu evinde karşıladı. Küçük bir sohbetten sonra Burçak’ın renk analizine başladık. Renklerle arası çok iyi olan Burçaki öncelikle sıcak renklere mi soğuk renklere mi daha yatkın deneme yanılma yöntemi ile onu bulmaya çalıştık.
Burçak’ın soğuk renklere daha uygun olduğunu bulup çıkardıktan sonra, sıra geldi soft renkler mi yoksa canlı renkler mi karar vermeye. Bu kararımızı da deneme yanılma yöntemiyle, canlı renklerden yana aldık. Birkaç küçük denemeden sonra renk kategorisini “kış” olarak belirledik (kış aynı zamanda benim de ait olduğum grup) Daha sonra kış renklerine uygun olarak kontrastlı bir makyaj denemesi yaptık ve ne kadar yakıştığını gördük ![]()
Oya Komar’a o gün bizi harika ağırladığı ve çok güzel bilgiler paylaştığı için çok teşekkür ederim! Renk analizi sizin de benim gibi merakınızı çektiyse, Oya Hanım’ı Twitter & Facebook hesaplarından, tüm mevsimlere özgü resimleri derlediği Pinterest sayfasından takip edebilirsiniz!
Continue Reading
Karpuz
Posted on 26. Nis, 2012 by ALIŞVERİŞ CİNİ.
Yeşille kırmızıyı birlikte görmeyi seviyorum, “karpuz” misali. Ya siz?
Bluz: Blanco
Etek ve Kemer: H&M
Continue Reading
Havaalanında Stil Kapmaca
Posted on 25. Nis, 2012 by ALIŞVERİŞ CİNİ.

Biri leyleği havada görmek mi dedi? Evet işte o benim! Son 6 haftada 3 kez iş seyahatine gitmek durumunda kaldım. Dışarıdan bakınca pek bir keyifli görünen bu durum, yoğun çalışma koşulları bir de üst üste seyahat içerince bana yorgunluk olarak geri döndü. Her daim bavulunu alıp uzaklara gitmeye bu kadar hevesli tam bir gezme görme delisi biri olarak söylüyorum; “yeter yahu evimi özledim!” Bu yazıyı da yine bir seyahatte olduğumdan Basel’de bir otel odasından yazmaktayım.
Madem bu aralar havaalanları uğrak mekanım haline geldi, dedim madem ben şu etrafı güzelcene bir inceleyeyim. Renkli görüntüler olduğu için seviyorum da aslında buraları, her tipten insan bir arada ne güzel.
Diesel tişört, Mango jeans, Acne çanta, Topshop ayakkabı, Prada gözlük
Mesela “geçiyordum uğradım”cılar. Bir jean bir tişört ve rahat bir çift ayakkabı geçirip havaalanının yolunu tutmuşlar. Ben de çoğu kez bu grupta oluyorum. Hem rahatımı düşünüyorum, hem de inişte bavulumu otele bırakır bırakmaz şehri keşfetmeye çıkmak için hazır bir şekilde giyiniyorum.
Topshop etek, Christian Louboutin ayakkabılar, Alexander McQueen ceket, Alexander Wang gömlek,
Prada çanta, Ray-Ban gözlük, Neiman Marcus küpeler, Bloomingdales bilezik
Hep hafta içi seyahat ettiğimden olacak, benimle birlikte uçağa binenlerin birçoğu iş için bir yerlere gidiyor oluyor. Bunu “acelem var, toplantıya yetişmeliyim!”ciler gibi alelade ortaya koyanların sayısı da az değil. Ben bu gruptan itinayla sakınmaya çalışsam da, uçağım toplantının hemen ardından kalkıyor ise mecburen bu gruba dahil oluveriyorum.
Rag & Bone tişört, Isabel Marant pantolon, Etsy çanta, Asos loafer,
Stella & Dot bileklik,Ray-Ban gözlük, Scoth&Soda şapka, Juicy Couture saat
Yolculuk bu şakaya gelmez, itinayla seyahat etmek gerek. Kimisi için de yolculukta en az evinin kanepesinde yayılıp elinde kumanda televizyon izlermişçesine rahat olmak hepsinden önemli. “Rahatlık her şeydir”cileri havaalanlarında bir eşofman takımı içinde görebilirsiniz. Eğer biraz şanslıysanız bunu bir çift loafer, bir pijama pantolon ve salaş bir tişört ile stil sahibi bir şekilde yapan birine denk gelebilirsiniz.
Elbise Mango, Deri ceket Balmain, Ayakkabi Steve Madden, Çanta Giuseppe Zanotti,
Yüzük YSL, Bileklik Alexander McQueen, Küpeler Banana Republic, Gözlük Tom Ford
Ve son olarak en anlam veremediğim grup; “yolculuk mu? ben partiye geldim!”ciler. Gerçekten bir an nerede olduğunuzu şaşırır, yanınızdan geçerken burnunuza gelen ağır parfüm kokusunun sersemliğinde salaş üst başınızdan utanırsınız. Şık bir elbise, tabi ki çok yüksek topuklu ayakkabılar ve clutch çantaları ile bu grup, havaalanından çıkıp koşa koşa partilemeye gidecek gibidir. Gerçekten de acaba böyle mi yapıyorlar çok merak ediyorum, bir gün bir tanesini takip edip öğreneceğim :p
Hadi şimdi itiraf edin bakalım, yolculuğa çıkarken siz hangi gruba aitsiniz?

























