Archive for Kasım, 2011

Cin Geziyor | Zürih

Posted on 30. Kas, 2011 by .

9

İş için gittiğim Basel‘den hafta sonu 2 günlüğüne kaçarak Zürih‘e çufçufladım. Çufçufladım derken gerçek anlamda, 45 dk’lık bir tren yolculuğu ile Zürih’teydim -bu hızlı trenlere bayılıyor ve de çok özeniyorum!- Zürih İsviçre’nin en büyük kenti. Burada da Basel’deki gibi bir refah, bir zenginlik, bir aman ne kadar da dertsiz tasasız insanlarız durumu söz konusu. Ekonominin kalbi burada atıyor diyebiliriz, birçok dev bankanın ve uluslararası şirketlerinin ana merkezi Zürih’te burada bulunuyor. 2008′de yapılan araştırmalara göre Zürih “dünyadaki en kaliteli yaşamın olduğu şehir” ve “Avrupa’daki en zengin şehir” ünvanını da taşıyor.

Tren garı (Bahnhof) Zürih şehir merkezinin tam göbeğinde. Tren garının yanında ise bizdeki İstiklal Caddesi tadındaki Bahnhof Strasse bizi karşılıyor. Basel’den sonra nihayet biraz insan ve hareket görebildiğim için mutluyum. Bu cadde boyunca etrafa bakına bakına yürümek, hele bir de hava güzelse oldukça, keyifli.

Bahnhof Strasse üzerinde uğranmazsa olmayacak iki durak var. İlki bir İsviçre markası olan, hem tasarımlarına hem de kalitesine hayran olduğum Bally’nin dev mağazası. Diğeri ise muhteşem İsviçre tatlılarını yerinde deneyebileceğiniz Sprüngli.  Biz deSprüngli’de “Luxemburgerli” yemek için biraz mola verdik. Meğer bu Luxemburgerli dedikleri şey makaronun ta kendisi yalnız biraz miniğiymiş! Ama gayet lezzetliydi, yolunuz düşerse tavsiye olunur!

Zürih’te de insanı kendisine hayran bırakan doğa hemen dikkat çekiyor. Şehrin ortasından geçen büyük bir göl -Zürih Gölü- bu güzelliğin bana göre yapıtaşını oluşturuyor.  Göl boyunca seyahat edebileceğiniz vapur gezileri de bulunuyor. Biz de yaptık bu gezilerden pek keyifliydi.

Biraz zamanınız varsa Zürih’in dışına doğru bir doğal cennet, Rapperswil‘e mutlaka gidin bu şirin kasabayı görün derim. Burası gül bahçeleriyle, göl çevresindeki cafeleriyle, kalesiyle ünlü eski bir kasaba. Epey de turistik bir yer. Öylesine sessiz, huzurlu ve dinlendirici ki gittiğinize kesinlikle pişman olmayacaksınız. Hiç tereddüt etmeden İsviçre’de gördüğüm en güzel yer Rapperswil’di diyebilirim.

Rapperswil’in tepesine çıkınca sizi bekleyen manzara işte böyle yemyeşil ve masmavi. Gölün o insana huzur veren duruluğu, orda burda gezinen bambileri gölde yüzen ördekler ve kuğularla Heidi’nin kasabasına düşmüş ve her an Peter’le ikisi bir köşeden çıkacakmış gibi bir his verdi bana :)

Yine şehir dışına doğru görülebilecek güzel yerlerden biri de Rheinfall. Biz gittiğimizde akşam olduğu ve ortalık çoktan karardığı için pek bi şey anlamadık, sanırım buraya gündüz erkenden ve yazın gitmeli. Ancak buraya giderken yaşadığımız macerayı anlatmadan edemeyeceğim! Zürih şehri çeşitli bölümlere (kantonlara) ayrılmış durumda. Sabahtan şehir merkezindeki Zürih kantonundaki her şeye sınırsız binebileceğimiz biletlerimizi alıp düşüyoruz yola. Rheinfall’a giderken bir şekilde yolumuzu şaşırıyoruz neyse birilerine sora sora nihayet meşhur şelaleyi buluyoruz. Eve dönmek için yine bir araca biniyoruz. -Zürih’te trenlere binerken bilet gösterilmiyor ancak arada bilet kontrolleri oluyor.- Bu bindiğimiz araçta da kontrole denk geliyoruz, tabii hemen açıp gösteriyoruz biletlerimizi. Adam “iyi de bu biletler burada geçerli değil” deyince biz tabii şok! Meğer biz yolu şaşırınca anlamadan başka bir kantona geçmişiz. Böyle bir durumun kişi başı 100 frank (200 TL) cezası var ve tahmin edebileceğiniz gibi bu prosedür de çok ciddi bir şekilde takı takır işliyor. Biz turistiz zaten ertesi gün de dönüyoruz derken sevgili kontolör abimiz turistlere özel fiyat yapıp üç kişiden 100 Frank alacağını söylüyor. Cezamızı ödeyip yolumuza devam ediyoruz, neyse ki cezayı turist tarifesinden ödediğimiz için şanslıtız pek ucuz atlattık huh! Olur da Zürih’e giderseniz aman hangi bileti aldığınıza hangi otobüse bindiğinize dikkat edin!

Daha gitmeden Zürih’in soğuğu beni korkutmuştu ama korktuğum kadar çıkmadı. Biz gittiğimiz hafta nispeten hava iyiydi, soğuk ama en azından güneşliydi. Ve insanın içini temziliyor, nefesini açıyordu, muhteşemdi… Hani bazı şehirlere soğuk yakışır ya, Zürih de bence öyle bir şehir. Ben burasını sıcak bir Akdeniz iklimi ile düşünemiyorum. Aynen böyle çok soğuk olmalıymış, kışları kar altında kalmalıymış bu şehir.

Peki biz buraya geldik ama ne yesek derseniz, Zürih’te yiyebileceğiniz en yöresel şeyler tabi ki enfes İsviçre çikolataları, binbir çeşidin içinden paşa gönlünüze göre seçeceğiniz peynirler ve bu peynirlerin eritilmesiyle yapılan fondü (tabii eğer kokusuna katlanabilirseniz) İsviçre mutfağının en meşhurları.

Basel için bahsettiğim her şeyin mükemmel ve düzenli işlemesi durumu, Zürih için de geçerli. Toplu taşıma hem çok rahat hem de hızlı. Bizim günlük hayatımızdaki sorunlardan sadece biri olan trafik de diğer tüm sorunlar gibi buraya uğramamış. Zürih’te yaşayan arkadaşımın söylediğine göre buradaki gazetelerde manşetler bir ayının dağdan şehire inmesi, göldeki bakteri oranının %0.03′ten %0.04′e çıkması gibi şeyler oluyormuş (bir de bizimkileri düşünüyorum da, her gün terör, cinayetler, tecavüzler, hırsızlıklar…) Hatta geçenlerde Zürih’teki bir grup gencin refah seviyemiz çok yüksek, bizim neden hiç sorunumuz yok diye isyan ettiklerine şahit olmuş! Gördüğünüz gibi hayat Zürih’te de çoook zor…

Continue Reading

I ♥ 60′s

Posted on 29. Kas, 2011 by .

7

60′ları seviyoruz hem de çok! Ne mutlu ki 2011 2012 sonbahar kış sezonunun en hit trendlerinden biri de 60′lar. Oversized paltolar, hanım hanımcık elbiseler, renkli yakalar, bel kıvrımını vurgulayan kemerler, ekose desenler, koza siluetler, beyaz çoraplar ve T şeklinde kayışlı pabuçlar ile 60′ların her anı bu yıl dev moda tasarımcılarının koleksiyonlarını süslüyor.

Siz nasıl buldunuz?

Continue Reading

Düğün Nişan ve Davetler İçin Saç Modelleri

Posted on 28. Kas, 2011 by .

4

Yaz dönemi kadar yoğun olmasa da kış düğünlerinin de bir sezonu oluyor ve etraftaki düğün davetiylerini takip edersek işte tam da bu sezonun başındayız diye düşünüyorum. Düğüne hazırlık sadece gelinle damatı değil, o düğüne davetli olan herkesi kapsıyor. Pekii bugün düğün, nişan, davet gibi özel geceler için ünlülerin saçlarından ilham almaya ne dersiniz? :)
Eğer saçlarınız ince telli ve düz ise böyle bir modeli kolaylıkla uygulayabilir hatta evde kendiniz bile yapabilirsiniz. Tek yapmanız gereken yana doğru topladığınız saçlarınızı gevşek ve bozuk bir şekilde örmek. Daha sonra saçlarınızın üst kısmından da birkaç tutam çıkartarak doğal ve fazla uğraşılmamış gibi bir hava estirebilirsiniz.
Örgülü saç modellerine bayıldığım için, hemen bir tane daha. Topuzun gücüne inanıyor ama onu örgü ile biraz daha sevimli bir hale getirmek istiyorsanız bu model tam size göre. Mümkünse topuzunuz ve örgünüz de yine mükemmel olmasın, bırakın biraz dağılsın.
Modası hiçbir zaman geçmeyecek bir şey varsa o mutlaka vintage, mutlaka retrodur. Aynen bu yukarıdaki retro dalgalı saçlar gibi. Kalın bir maşa yardımıyla evde de yapabileceğiniz bu model ile 60′lardan fırlamış gibi görüneceksiniz!
Katılacağınız davet sizi yakından ilgilendiriyorsa hatta belki de ev sahibiyseniz, ve bunu saçınızla da belli etmek istiyorsanız ışıltılı taçlardan yardım alabilirsiniz. Topuzunuzu parıltılı bir taçla süsleyin ve önden birkaç tutam saçınızı dışarı bırakın işte oldu!
Tam tersi o düğün, nişan ya da davet için fazla abartı görünmemek, saçlarını şöyle bir taramış da çıkmış gibi görünmek istiyor olabilirsiniz. Böyle zamanlarda ise su dalgası gibi gevşek dalgalı bir saç modeli tam aradığınız şey!

Daha fazla saç modeli için galeriye buyrun.

Related Posts with Thumbnails

Continue Reading