Ne Giydim? | Sana Bir Tepeden Baktım

Posted on 18. Haz, 2014 by .

0

sana bir tepeden baktim3sana bir tepeden baktim5sana bir tepeden baktim6
Özlemek ne fena bir şey. Hele de mevsimlerden yaz olunca. Güneş saatlerce batmayınca. Şu eteğin yırtmacı kadar derin konulara girmeden susayım en iyisi. Benim bu aralar yine İstanbul’um geldi, kusuruma bakmayın. Fotoğraflar eski ama bloga ancak varabildiler. Sana bir tepeden baktım İstanbul, sen mi büyüksün ben mi İstanbul, İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı; artık kafanıza uygun olanı siz seçin :)

Bakalım ne giymişim?

Etek: Forever 21
Bluz: Topshop
Ayakkabılar: Aldo
Gözlük: See Eyewear NY
Bilezik: Topshop

0 Yorum Var, Sen de Yorum Yaz!

Ne Giydim? | Çukurcuma

Posted on 02. Haz, 2014 by .

1

turist her yerde turist3turist her yerde turist6turist her yerde turist4
Son İstanbul seyahatimde çok şık bir butik otel olan Corrinne Hotel beni ağırlamıştı. Instagram’dan takip edenler bilir, Corinne Hotel’in her yerinden stil fışkıran her detayına aşık olup da dönmüştüm. Çukurcuma’da yani eski İstanbul’un tam göbeğinde yer aldığı için de kendimi tam bir turist gibi hissettim. Corinne Hotel iç dekoru ile de bize güzel bir çekim mekanı sağladı. Kocaman teşekkürler!

Çukurcuma ismi bana hep Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’ni hatırlatıyor. Kitabı bayıla bayıla okumama rağmen müzenin kendisini gidip göremedim. Acaba aranızda giden var mı? O kitap yüzünden artık daha bir seviyorum içten içe Çukurcuma’yı…

Jean: Calvin Klein
Gömlek: Zara
Ayakkabılar: Oyee
Gözlük: See Eyewear
Bilezik: Topshop

1 Yorum Var, Sen de Yorum Yaz!

Cin Geziyor | Bir Cennetten Farksız Punta Cana

Posted on 27. May, 2014 by .

1

Processed with VSCOcam with c1 preset2014′ün başında, bu sene #cingeziyor’lar çook daha uzaklara olsun diye dilemiştim. Tabii bir tek dilemekle olmaz, 2014′ün daha ilk çeyreğinde kolları sıvayıp “uzaklar”daki ilk durağımı Dominik Cumhuriyeti olarak belirleyip yola koyuldum!_MG_5293Dominik Cumhuriyeti için Ekşi Sözlük’te söylenenlerden alıntı: “genelde keşfetme arzusu ile yanıp tutusan ve bunun bir örneği olarak kucaklarından büyük dünya atlası indirmeyen ve genelde bayrakları inceleyen küçük çocukların, içinde minik öbeğinin bulunmasından olsa gerek, o yaştan itibaren sempati duyduğu ülke.” Galiba benim çocukluğumdan bahsediyor :) Adından mıdır nedendir bilmem hep gitmek istediğim, bende hep merak uyandıran bir ülke olmuştur Dominik Cumhuriyeti. Hatta oranın nasıl da cennetten farksız plajlarının olduğunu bile bilmeden, gitmek istediğim bir yer.Processed with VSCOcam with f2 presetŞubatın ortasında ne yapsak da birkaç günlüğüne yaz yaşasak derken sonunda plajlarının, Karayip havasının, tropik ikliminin ve tabii ki birkaç günlüğüne denize girip hamakta sallanmanın tadına varmak için Dominik Cumhuriyeti’nin Punta Cana şehrinde karar kıldık. New York’tan sonra 4 saat bir uçuşla Santo Domingo’ya vardık. Gitmek isteyenler için küçük bir hatırlatma, Dominik Cumhuriyeti’ne Türkiye’den direkt uçuşu yok ama Amerika veya Avrupa aktarmalı gidilebiliyor. Ağustos-Ekim aylarında çıkan kasırgalardan dolayı pek tavsiye edilmiyormuş, bence en güzeli kışın tam ortasında soğuktan donarken gitmek! Ben -10 derece kar fırtınalı New York’tan 28 derece Punta Cana’ya geçişimizi sevmiştim en çok :) _MG_5290Tabii gitmeden önce elime dünya küreyi alıp bu gideceğimiz ülke neredeymiş bakalım diye biraz coğrafya da çalıştım. Kendisi Kuzey yarım kürede Ekvator’a epey yakın, Karayip adalarına dahil ve batısında Haiti ile aynı adayı paylaşıyor. Hemen doğusunda ise Puerto Rico bulunuyor. Tabii ülkemizde Dominik Cumhuriyeti adı daha çok Survivor’la birlikte anılıyor :) Survivor’ın çekildiği şehir Samana imiş, Punta Cana’ya göre biraz daha kuzeyde kalıyor. Aslında Dominik Cumhuriyeti’nin bir önemi daha var; burası Kristof Kolomb’un yeni dünyayı keşfinde ilk ayak bastığı yermiş.Processed with VSCOcam with t1 presetSanto Domingo’dan 2 saatlik bir araba yolculuğu ile Punta Cana’ya varıyoruz. Daha yolda başlıyor Dominik izlenimlerimiz. Bir kere haliyle kaos dolu, trafik kuralının hak getire olduğu bir ülke. En çok dikkatimi çeken ise en popüler taşıma aracı olarak motorsikletler, üzerine ailecek korumasız binenler olmuştu. Radyolarda hep bir dans hep bir hayat güzel havasında Karayipli müzikler eşliğinde sağ salim Punta Cana’ya carıp da otelimize girdiğimizde benden mutlusu yoktu!_MG_5243Punta Cana’nın en önemli tarafı dünyaca sahilleri, tropik iklimi, bembeyaz kumu, turkuaz mavisi denizi ve lüks tatil mekanları. Özellikle de beyaz kumuna ben bayıldım doğrusu, daha önce öyle güzel bir kumsal görmemiştim. Eğer yok ben kültür gezileri, müzeler olmadan tatil yapamam diyenlerdenseniz Dominik Cumhuriyeti asla size göre değil. Ama birkaç günlüğüne hareketten uzak kafamı dinleyeyim bir de güzel denize girip sahilde güneşleneyim diyenlerdenseniz tebrikler doğru yere geldiniz :) Processed with VSCOcam with f2 presetBirkaç gün deniz kumsaldan sonra bende nerede benim aksiyonum diye kımıldanmalar başlayınca, yarım günlük bir “buggie” sürüşüne katılalım dedik. Dedik demesine de, ben ne bileyim beni komple çamurun içine sokup sokup çıkaracaklarını! Azıcık çamurlanırız ama olsun değişklik olur diye gittik, ama epey bir değişiklik oldu :) Bir anda kendimizi kokteyllerimizi içip güneşlenmekten, buggie üzerinde sarsılmakta ve çamura bulanmakta bulduk. Zorlu ama bir o kadar da keyifli bir sürüştü açıkçası, buggie sürüşünü mutlaka bir yerde denemenizi tavsiye ederim!Processed with VSCOcam with c1 presetBuggie turumuzun içinde yüzebileceğimiz içi su dolu bir mağaraya da uğradık. O da güzel, keyifli, farklı bir tecrübeydi. Yerel halkın yaşadığı evlerin aralarından dolana dolana geri dönerken, sokaklarda “1 dollar 1 dollar” diye ellerini uzatan çocuklarsa biz turist topluluğuna Dominik’in gerçeklerini biraz daha hatırlattı.Processed with VSCOcam with c1 presetDominik Cumhuriyeti her ne kadar cennetten bir parça gibi olsa da, aslında çok fakir bir ülke. O yüzden de aslında ülkedeki her şey, oteller, yiyecek içecek, hizmet sudan ucuz. Gerçi okuduğuma göre Dominik, diğer Karayip adalarına göre daha iyi ekonomiye sahipmiş. Tabii bu ekonominin en büyük kaynaklarından biri de turizm._MG_5064Ülkenin resmi dili İspanyolca (evet burayı çok sevmek için bir sebep daha!) para birimi ise Dominik Pesosu. Ama Amerikan doları hemen hemen her yerde geçiyor. Pazarlık yapmak tabii her yerde mümkün, 2-3 dolarlık bir bahşiş ile dünyanın en iyi hizmetini elde ediyorsunuz. Tüm bunlara rağmen enteresandır ki ülkede hırsızlık ve gasp gibi olaylar yok denecek kadar az.Processed with VSCOcam with m3 presetÜlkenin mutfağına gelince, tabii ki başı tropik meyveler çekiyor. Mangu adındaki muz püresi çok meşhur. Ayrıca çok rica edicem, Karayiplere gidip de hindistan cevizi içinden kokteyl içmeden gelmek olmaz. Bunlar Karayip tarzı hayatın A’sı B’si :) Bunların yanında ülkede rom, gerçek anlamda su gibi tüketiliyor. Çoğu koktyel rom ile hazırlanıyor, bir de etrafta bolca puro göze takılıyor. Meğer buranın romu ve tütünü de çok meşhurmuş.Processed with VSCOcam with c1 presetAh nasıl unuturum! Bir de bukelamunu tabii! Karşınızda Dominik’in en popüler evcil hayvanı :) _MG_5287Upuzun turkuaz sahilleri, hemen dibindeki palmiye ağaçları ile cennetten farksız Punta Cana’yı daha da önemlisi yaz mevsimini bırakıp normal hayata ve kışa dönmek hiç de kolay olmadı. Ben bu kışa birkaç günlüğüne ara verip yaza kaçma işini çok sevdim doğrusu, umarım yine yapabilirim!

Related Posts with Thumbnails

1 Yorum Var, Sen de Yorum Yaz!